Haber Fikirler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler

Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler

Gazete Garanti Gazete Garanti -
48 0
dijital yorgunluk - Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler

Modern Yaşamın Getirdiği Kaçınılmaz Sorun: Dijital Yorgunluk

Günümüz dünyasında, durmak bilmeyen bir koşuşturma ve sürekli bir bilgi akışı içindeyiz. Bu yoğun tempo, pek çok kişide kronik yorgunluk hissine neden oluyor. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu durumun artık bir toplum meselesi haline geldiğini belirtiyor. Dr. Yaşar’a göre, sürekli yorgunluk aslında bir teşhis değil, altında yatan pek çok sorunun bir sonucu.

Yorgunluğun Arkasındaki Nedenler Nelerdir?

Dr. Müge Yaşar, modern yaşamın hızı, dijital dünyanın getirdiği yoğun uyaranlar ve pandemi sonrası dönemdeki belirsizliklerin, bireylerin biyolojik ve psikolojik sınırlarını zorladığını vurguluyor. Depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları ve iş yaşamının getirdiği baskılar, bu yorgunluk hissinin temel nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle sosyal medyanın yaygın kullanımı, ‘dijital tükenmişlik’ adı verilen yeni bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bu durum, anksiyete, depresyon, tükenmişlik ve dikkat eksikliği gibi sorunları tetikliyor.

Dijital Dünyanın Ruh Sağlığımıza Etkisi

Gelişen teknolojiyle birlikte, bildirimler, mesajlar, sosyal medyadaki kusursuz hayatlar ve ‘geride kalma’ hissi, ruh sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Dr. Yaşar, bu durumun ‘dijital yorgunluk’ veya ‘sosyal medya yorgunluğu’ olarak adlandırıldığını belirtiyor. Sürekli yüksek alarm durumunda olan beyin, kronik strese girerek sempatik sinir sistemini aktive ediyor. Bu da kortizol ve adrenalin seviyelerinin yükselmesine ve vücudun sürekli ‘savaş ya da kaç’ modunda kalmasına neden oluyor. Bu ‘allostatik yük’, hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğa zemin hazırlıyor.

Yapılan araştırmalar, sosyal medyayı yoğun kullanan kişilerde kaygı ve depresyon belirtilerinin yanı sıra belirgin bir yorgunluk gözlemlendiğini ortaya koyuyor. ‘Fear of Missing Out (FoMO)’ yani bir şeyleri kaçırma korkusu da bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Bu kavramlar artık ciddi bilimsel çalışmaların konusu haline gelmiş durumda.

Dijital Yorgunluktan Korunma Yolları

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu modern çağın sessiz salgınına karşı alınabilecek önlemleri sıralıyor. Öncelikle yaşam ritmini yeniden ayarlamak ve gerekirse bir ruh sağlığı uzmanından destek almak büyük önem taşıyor. Biraz yavaşlamak, durmak ve dinlenmek, zihnin ve bedenin alarm sistemini susturmanın anahtarı.

Dijital Detoks ve Sınır Koyma

Özellikle pandemi sonrası artan ekran süresi, gençlerde ve çalışanlarda uyku bozukluğu, hareketsizlik, anksiyete ve özgüven sorunlarına yol açıyor. Bu nedenle ‘dijital hijyen’ ve ‘dijital detoks’ önerileri giderek daha fazla önem kazanıyor. Dijital detoks, zaman yönetimi ve net sınırlar belirlemek, yorgunluk ve tükenmişlik hissini azaltmada oldukça etkili. Başkalarının taleplerine veya iş yüküne ‘hayır’ diyebilmek, kişisel zamanı ve enerjiyi koruyarak tükenmişlikten korunmanın en önemli yollarından biri.

Dijital detoksta önemli bir adım da yatmadan en az bir saat önce tüm ekranları kapatmak. Bu, beynin uyku hormonu olan melatonin salgılamasına yardımcı oluyor. Belirli saatlerde bildirimleri kapatmak da sürekli tetikte olma halini azaltıyor. Zaman yönetimi ise sadece görev listesi oluşturmakla kalmamalı; enerjinin yüksek olduğu zamanları belirleyip zorlu görevleri bu saatlere yayarak bilişsel tükenmeyi önlemek de bu yönetimin bir parçası.

Anı Yaşamak ve Kendine Şefkat Göstermek

Dr. Yaşar, yorgunluk ve tükenmişlikten korunmanın bir diğer etkili yolunun farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizleri olduğunu belirtiyor. Anı yaşamak, zihnin geçmiş kaygıları veya gelecek endişeleri arasında gidip gelmesini engelliyor. Düzenli diyafram nefesi, vücudun dinlenme modunu aktive ederek denge sağlıyor.

Anlam ve amaç katan aktivitelere zaman ayırmak, aile ve arkadaşlarla bir araya gelmek, yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltan en güçlü faktörler arasında yer alıyor. Son olarak, kendine karşı nazik olmak, hatalar karşısında kendini yargılamak yerine destek olmak, mükemmeliyetçilikle mücadelede en etkili araç olarak öne çıkıyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir